Gece ile Gündüz arasında
bir bileyin taşındayım ben...
İnsan gündüz vakti dışarı çıkıyor, birçok hayvan gibi. Gececi değil insan
genellikle. Gececi de olmak istiyor, insan her alanda etkin olmak istiyor ya,
her zamanda da etkin işte. Gece de dışarı çıkıyor ve geceyi değiştiriyor. Ayın ve
yıldızın ışığı yetmiyor; dış cephe aydınlatmaları, fosforlu elbiseler, sokak
lambaları, fenerler...
Geceyi değiştirebiliyor insan, peki ya gündüz?
Güneşi kutsal kılıyor ilk önce insan. Hakikaten ilk çağlardan beri vardır her
uygarlığın güneş tanrısı. Ve ilginçtir; dinlisi de dinsizi de kutsal kılar onu.
Şarkılara, türkülere bakınız. Şiirlere bakınız. Güneş her zaman ve herkesçe
kutsanır. O yüzden değiştirmez gündüzü insan, gündüz ne ise odur her şey.
Gerçek, gündüze göre belirlenir. Gerçek
değişmedikçe gündüz değişmez.
Gök ile yer arasında
Dostumun gözyaşındayım ben.
Çok sevdiğim bir kişi İstanbul aşığı idi. Ama eğitimi bahane ederek
ayrılmak istediğini söyledi. Şu nedenleymiş: "İstanbul acaba nasıl
değişecek geldiğimde, en büyük aşkım İstanbul, değişen dünyada o nasıl olacak?
Bunu merak ediyorum, o yüzden..." Ve eninde sonunda aynı kalacakmış
İstanbul ona göre, daha doğrusu tutarlı bir değişme olacakmış İstanbul'unki.
"Nasıl yani? Ya insanlar değişirse, ya İstanbul 1922 yılı gibi işgal
altında olursa…" dedim ona. "Göğe bak," dedi "sence
gökyüzünü değiştirebilirler mi? Nasıl değiştirirler gökyüzünü?" Evet, göğü
değiştiremiyor insan. Güneşin aydınlattığı göğü değiştiremiyoruz, süslüyoruz
onu. Uçaklar, uçurtmalar, balonlar… Ve bulutlar, doğal süsler. Gökyüzünün
dansçıları.
Bizler yeryüzündeyiz. Yeryüzünü yaratıldığımız andan beri değiştiriyoruz,
bütün canlılar değiştiriyorlar yeryüzünü ve yeryüzü kendi kendini değiştiriyor.
Sabit bir şey değil ki o. Sürekli bir döngü içinde. Doğanın döngüsü. Daha
canlıdır yeryüzü bu yüzden. Gök gibi değildir. Ama biz göğü hayal ederiz,
uçmayı. Bu çarkın dışında olmayı hayal ederiz hep. Neden? Ölümsüz Aile
kitabında ölümsüzlükten bahsederken ölümsüzlüğün bu çarkın dışında olmakla
eşdeğer olduğunu söylüyordu. En beter lanetti ölümsüzlük. Uçmak peki? Uçaksız,
kanatsız, balonsuz uçmaktan bahsediyorum… Mümkün mü? Bu çarkın dışına çıkmak
mümkün mü? Gök ile yer arasında kalmak mümkün mü?
Sorular hiç bitmez.
Sevgilerle…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder